Yaşlanma karşıtı cilt bakımı denildiğinde akla ilk gelen ürünlerden biri hiç şüphesiz göz altı kremi. Çoğumuz, krem ne kadar yoğun ve kalın yapılıysa, o kadar iyi nemlendireceğine ve kırışıklıkları o kadar hızlı yok edeceğine inanıyoruz. Ancak dermatologlar bu yaygın efsaneyi kesin bir dille çürütüyor: Ağır yapılı kremler göz çevrenize iyilikten çok kötülük yapıyor!
- Saf sığır jelatini lüks siyah nokta bantlarının gözenek temizleme etkisini kopyalıyor.
- Kirli saç diplerine sıkılan kuru şampuan saç foliküllerini tıkayarak dökülmeyi hızlandırıyor.
- Tersine Saç Yıkama: Saç Kremleri Duştan Önce Kuru Tellere Sürüldüğünde Dökülmeyi Tamamen Durduruyor
- Yüksek doz biotin takviyeleri çene bölgesinde kistik sivilceleri anında tetikliyor.
- Göz altı kremi üzerine hemen sürülen kapatıcı çizgilenmeyi anında garantiliyor.
Aynaya baktığınızda göz çevrenizde beliren o inatçı, sert, beyaz veya sarımsı küçük pütürlerin sırrı işte budur. Tıpta milia olarak bilinen ve halk arasında yağ bezesi sanılan bu keratin kistleri, sıkarak veya iğneyle patlatılarak geçmez; aksine yara izine dönüşür ve kalıcıdır. Sadece uzman bir dermatolog müdahalesiyle temizlenebilirler.
Ne Yapmamalısınız? Kırışıklıkları önleme umuduyla göz altınızı ağır, yoğun ve yağlı bir tabaka ile boğmaktan derhal vazgeçin. Eğer milia oluşumunu engellemek ve o bölgeye gerçekten fayda sağlamak istiyorsanız; hyalüronik asit veya peptitler içeren, su bazlı, ince jel ya da çok hafif losyon formundaki ürünleri tercih etmelisiniz. Unutmayın, o hassas bölge için ‘daha yoğun ve kalın’ olan, asla ‘daha iyi’ demek değildir!